| RUMUZ SEHADET |

Selam Olsun !.

Ölümü sevgilisi gibi karsilayana, Şehadet sorulurmu.?

Zeytin Çekirdekleri

24/10/2008 | Kategori: Efendimiz sav |





Peygamber Efendimiz(s.a.v.),hz.ebubekir(r.a.) ve bir kaç sahabe bir sofranın başına oturmuş hem sohbet edip hem zeytin yiyorlarmış.hz.ebubekir(r.a.) u yediği zeytinin çekirdeklerini hep peygamber efendimiz(s.a.v.) in önüne koyuyormuş.bu şekilde bir süre devam etmiş sohbet.birara hz.ebubekir(r.a.) u;

-ya resulallah anam babam sana feda ne kadar çok acıkmışsınız böyle demiş.
peygamber efendimiz(s.a.v.) bakmışki tüm zeytin çekirdekleri kendi önünde hz.ebubekir(r.a.) unun önünde hiç yok.demiş ki;

-ya ebubekir sen anlışılan o ki sen benden daha çok acıkmışsın,tüm zeytinleri çekirdeği ile birlikte yemişsin.
(latifene kurban olayım ey allah'ın resulu(s.a.v))

 

 

Yorum ( 2 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/3|

Peygamberimizden 21 altın tavsiye

19/9/2008 | Kategori: Efendimiz sav |



İnsanların en hayırlısı, onlara faydalı olandır. Kanaatkâr olursan insanların en zengini olursun. Önce kendine ve insanlara merhamet et ki, Allah da sana merhamet etsin.

İşte Peygamber Efendimiz'den altın tavsiyeler
:

Bir gün, bir adam Peygamber Efendimiz'in yanına gelerek, "Size dünya ve ahiretle alakalı soracak sorularım var." der. Bunun üzerine Peygamberimiz o kimseye, "Ne istiyorsan sor." buyururlar. Ardından o kişi ile Peygamber Efendimiz arasında bizim de pek çok dersler çıkarabileceğimiz şu diyalog yaşanır:

İnsanların en zengini olmak istiyorum. Kanaatkâr olursan insanların en zengini olursun.

İnsanların en hayırlısı olmak istiyorum. İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır. Sen de insanlara faydalı ol.

İnsanların en adaletlisi olmak istiyorum. Kendin için istediğini insanlar için de istersen insanların en adili olursun.

İnsanlar içinde Allah'a en yakın, O'nun en has kullarından olmak istiyorum. Allah'ı çok zikredip anar ve hatırlarsan o zaman Allah'ın en has kulu olursun.

Muhsinlerden, iyilik edenlerden olmak istiyorum. Allah'a, O'nu görüyor gibi ibadet et, her ne kadar sen O'nu görmesen de O seni görüyor.

İmanımı kemale erdirmek istiyorum. Güzel ahlaklı olursan imanın kemale erer.

Kıyamet günü nur içinde haşrolmak istiyorum. Hiç kimseye zulmetme, kıyamet günü nur içinde haşrolursun.

MERHAMETLİ OL!

Önce kendine ve insanlara merhamet et ki; Allah da sana merhamet etsin.

Günahlarımın azalmasını istiyorum. İstiğfar ederek günahlarının bağışlanması için Allah'a yalvarırsan günahların azalır.

İnsanların en kerimi olmak istiyorum. Allah'a kullarını şikayet etmezsen insanların kerimi olursun.

Rızkımın bol olmasını istiyorum. Temizliğe devam edersen rızkın bol olur.

Allah ve Resulü tarafından sevilmek istiyorum. O zaman Allah ve Resulü'nün sevdiklerini sev, sevmediklerini de sevme.

Allah'ın bana kızmasından kendimi korumak istiyorum. Kimseye kızmazsan Allah'ın gazabından ve kızmasından kurtulursun. 3 Duamın kabul edilmesini istiyorum. Haramlardan sakınırsan duaların kabul olur.

KUSURLARI GÖRME


Allah'ın beni başkalarının yanında rezil etmemesini istiyorum. Namusunu koruyup iffetli ol ki; insanlar yanında rezil olmayasın.

Allah'ın ayıplarımı, kusurlarımı örtmesini istiyorum. Kardeşlerinin ayıplarını örtersen Allah da senin ayıplarını örter.

Benim günahlarımı ne siler? Gözyaşların, hudûun (saygıyla Allah'a kulluğun) ve hastalıklar.

Allah yanında hangi iyilik daha faziletlidir? Güzel ahlak, tevazu, belalara sabır ve kazaya rıza.

Allah yanında en büyük günah hangisidir? Kötü ahlak ve Allah'ın emirlerine karşı gösterilen cimrilik.

Rahman Allah'ın rahmetini ne coşturur? Gizliden gizliye sadaka vermek ve sıla-i rahim (akrabaları ziyaret ve görüp gözetmek). 3 Cehennem ateşini ne söndürür?

Oruç. (Ali el-Müttaki, Kenzu'l-Ummal, 16/127-129)

Hazırlayan: Ali İhsan ER

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/3|

Ahlakta model

1/9/2007 | Kategori: Efendimiz sav |

 

Ahlakta model Peygamber Efendimiz (sav)'dir.

O (sav)'nun ahlakıyla ahlaklanmak esastır.

Rasulullah (sav)'dan Şeytani sıfat sökülüp alınmıştır.

Bazı sıfatların bulunması ise Allah (cc)'ın
Nebi'sini (sav) özel rahmeti ile terbiye etmesi ve ümmetine örnek almasına vesiledir.

Tasavvuf halka iyi muamele, Hakk'a sadakattir.

İyi geçim, sabır, cömertlik, ülfet, nasihat ve şefkat hukuk-u azimdendir.

Allah (cc)'ın ahlakıyla ahlaklanmak hedeftir.

Güzel ahlak, insanı Cennet'e götürür.


   1-Tevazu:
   Her davete icabet, hediye kabulü, selam verme, selam alma.
   Kendinde bir değer görmeme, hakkı her kimden olursa olsun kabul etme, herkesi kendinden hayırlı görme.
   Böbürlenerek yürümeme, insanın yaratılığı şeye bakması.
   Zillet ve meskenete düşmek, uygun değildir.


   2-İnsanlara yumuşak davranmak:
   Halkın arasına karışıp ezalarına sabır, uzletten daha hayırlıdır. Öfkeyi yutma, aff-u safv memduhdur.
   Yumuşaklık hayırdan nasipdarlık demektir.


   3-İsar:
   Kendileri muhtaç iken başkalarını kendilerine tercih edenler.
   Kendisini mülkün emanetçisi görenin isarı en sağlıklı isardır.
   Huzeyfetü'l-Adevi'nin Yermük'teki su hadisesi, Ebu Talha ve misafiri Sa'd b. Rebi ve Abdurrahman b. Avf kardeşliği.
   Cömertlik, buhl'la kazanılır


  4-Afv ve Müsamaha:
   İhsan sana kötülük yapana iyilik yapmandır. İnsan, güneş, rüzgar ve yağmur gibi umumidir.


    5-Güler Yüzlülük ve Tatlı Dillilik:
   Güler yüzlülük, tebessüm, sadakadır.
   mü'minin kalbinin aydınlığı yüzüne vurur.
   Sevinç ve neşe Allah için ve O'ndan (cc) ötürüdür.
<******>  


   

   6-Şakalaşma ve Yumuşak Muamele
   Sufiyye ahlakındandır.
   Rasulullah (sav) latife ve şaka yapardı.
   Mübtedilerin çokça şakalaşmaları uygun olmaz. İşin içine nefs karışabilir.
   İnsanları rahatlatmak için şaka yapılsa da, halvette ciddiyyet esastır.
   Mizah bast ve recadan ileri gelir,


   7-Yapmacık Davranışları Terketmek:
   Tekellüf, nefsin arzusu üzere insanlara gösteriş olsun diye yapılan yapmacık hareketlerdir.
   İkram ederken dahi tekellüften uzak peygamberane ahlaktır ziyaretçiye elde olanı, davetliye elden geleni ikram etmek esastır.


  8-Mal Biriktirmeyi Terketmek:
   Rasulullah (sav) ertesi gün için evde bir şey bırakmaz ve bıraktırmazlar.
   Sufilerin Cenab-ı Hakk'ın hazinelerini deniz gibi (tükenmez) bilir.
   Allah (cc) kuşlar gibi tevekkül içinde olmak


   9-Aza Kanaat Etmek:
   Kanaat rızadan kaynaklanır. Şerefi artırır. Fitnelerden korur. O, tükenmez hazinedir. Az malın şükrü daha kolaydır.


   10-Münakaşa ve Cedelden Uzaklaşmak
   Hakkı söylemenin dışında cedel ve münakaşadan uzaklaşma.
   Nefisten gelen öfkeye kalbi hilm gösterme
   Öfke anında nefsi itham etme, pozisyon değiştirme.
   Öfke ve normal halde hükmetmek ancak nefsini dizginleyebileceklerin işidir.


   11-İnsanları sevmek ve onlarla iyi geçinmek:
   Mümine merhamet, kardeşlik.
   Geçinemeyen ve geçinilemeyende hayır yoktur.
   İyi kimselerle ülfet ve ünsiyyet kalbe inşirah verir.
   Sevgi ile itaat, korkarak itaatten daha faziletlidir.
   Allah (cc)'ın sevdikleriyle beraberlik O'nun (cc) sevgisine götürür.


   12-İyilik Yapana Teşekkür ve Dua:
   Sufinin hakkın varlığını kabulü, hakkın vücudunu perdelemez, O (cc) her şeyi açık seçik görür.
<******>
   Nimete hamd, nimetden daha değerlidir.
   Sufinin teşekkürü, teşekkülün kemalinden, inancın nimeti Allah (cc)'dan görmelerindendir.


   13-Makamı Müslümanlara Hizmet İçin Kullanmak:
   Makamı hizmet için isteyenler, ölmeden evvel ölenler içindir. Nefsin hilelerinden emin olmayanın fitnesinden korkulur.
   Bilgisizlikle insanlara zarar vermemek.
   İnsanların cehaletine sabretmek
   İnsanların elindekilerine talip olmamalı, kendi elindekini onlar için harcamak. Riyasete liyakat için gerekli şartlardır. (Sehl b. Abdullah)

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/3|

En Sevgiliye (Şemail)

29/4/2007 | Kategori: Efendimiz sav |

Image

 

İndirmek için Tıklayınız

 

 

 

 

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/3|

Kıyamam O Yalnızlığına

24/4/2007 | Kategori: Efendimiz sav |


 

Kıyamam O Yalnızlığına


Kıyamam o yalnızlığına, elinde hurma ağacından koparılmış bir dal ve sen gölgeleniyorsun bir ağacın altında,
ve o hurma dalıyla toprağa şekiller veriyorsun,
belki de doyamadığın anneni,hiç görmediğin babanı özlüyor düşünüyorsun,
başını kaldırsan sana sabahtan beri gölgelik eden,
gözcülük eden ve de serinlik veren bulutu farkedeceksin ama farkında değilsin, sadece rahip bahira farkında,
seni kervanda yalnız bırakanların aksine o seni çağırıyor, senin ne kadar farklı olduğunu gözleriyle görüyor ve abdülmüttalip'e diyor
"onu geri götür " diyor, " o geleceğin rahmeti "...


Anam babam sana feda olsun ya Muhammed (s.a.v),
Duha suresini her okuyuşumda ağlarım sana,ağlarım çokca,
" seni yetim bulup da barındırmadık mı,rabbin sana ne darıldı ne de yüz çevirdi,ahiret yurdu senin için daha hayırlı olacaktır,
o halde rabbini bolca an..." der yüce Allah (c.c), ve ben okur okur ağlarım senin sevdana ve benim sana olan sevdama...


Nefsimi elinde bulunduran Rabbime yemin olsun ki sana beyat ettim ya Muhammed (s.a.v),
ey sevgililer sevgilisi altmış üç yıl nefes aldığın bu imtihan dünyasına öyle bir şeref verdin ki hala feyz alıyoruz ve özlüyoruz gül kokunu,
seninle konuşamasak da, yüzünü göremesek de, sesini duyamasak da senin yolunda yürüyoruz,
" Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu " diyoruz...


Ey bizleri yaratan, yaşatan, rızıklandıran şanı yüce rabbim !
Sana şükürler olsun ki bizleri sana kul, Muhammed'e (s.a.v) ümmet eyledin,
Ey iki cihana server, Allah'a (c.c) resul olan peygamber ! şefaatini bizden esirgeme,bizlere havzından sular nasip eyle...

 Amin

 

Yorum ( 5 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/3|

Sen gittin.................

14/4/2007 | Kategori: Efendimiz sav |

Peygamber Efendimize ( s.a.v) İthafen ...

 


Sen gittin Alev üşüdü, sen gittin
Aşk kalplerden çekildi, sen gittin can tenden usandı ..



 

Gözlerim gözlerine bakmak içindir.
Bütün bağlardan kurtuldum. Geceleri gecelerin koynuna sürdüm. Bütün ışıkları gözlerinin karasına çaldım. Yanağının kıyısına geldim. Ellerinin ateşinden serinlik umdum. Gözlerim seni gördüğü için güzel. Işık senin yüzüne vurduğu için aydınlık. Yağmur senin dokunduğu için serin. Rüzgar senin tenine vurduğu için nefeslenir. Dualar senin dudağına dokundu diye göklerin kapısına dayanır. Duruşun dağların başını dik tutardı unutmadım.

***

Günahlarımı biliyorum utanıyorum. İsyanlarım çok oldu; Yüzüme bakamıyorum. O kadar unuttum ki unuttuğumu hatırlamıyorum. Bana nasıl bakacağını merak ediyorum. Ürperiyorum.ürperiyorum. Ya tanımazsan beni. "O beni sevmedi !" dercesine görmezden gelirsen. ..) ağlayan gözlerimi? Hayır, Hayır, böyle olmayacak, emin olmak istiyorum. Senin müşfik bakışında, toprağın yağmura doyması gibi sonsuz bir serinliğe kavuşacağım. Senin bakışında sonsuz bir hülyanın eteğine varacağım. Özlemin cennetin kokusu bana , Sana susadım.

***

Ne hüznü eksilir ne sana doyar bu gönül. Sen gittin, çiçekler ezildi dünyada.Sen gittin rüyaları boğuldu bebelerin. Sen gittin, sesi duyulmaz oldu derelerin. Sen gittin, yüreklerden kan çekildi. Sen gittin, can tenden usandı. Sen gittin, dağ dağa küstü. Sen gittin Alev üşüdü. Sen gittin, Aşk kalplerden çekildi. Kıyılara vurdu aşıkların cesedi. Vuslatın cennet çiçeği bana. Baharlardan hep seni sordum.

***

Senin serinlettiğin suları içiyor ceylanlar. Martılar senin yürüdüğün göklerde geziniyor.Kelebekler senin yüzünün değdiği bahçelere yayıyor kanatlarını.
Bebelerin senin tebessümünü içiyor ana sütünden evvel. Şu dar göğsümün kozasından çıkmaya çalışıyorum. Sonsuz genişliklerin sırrı iki dudağının arasında saklı.
Bir kelam söyle n'olur ; Her hecenin arefesinde seni duymak istiyorum. Hitabın denizleri taşırıyor kıyılarıma, Nereye baksam sana dokunuyorum.

***

Sev beni cananın olayım. İçimden aksın bütün ırmaklar.
Senin kıyılarını kucaklayan kocaman derya olayım .
Rüzgarlar savursun beni, yağmurların hepsi alnıma düşsün, taşların hepsi, göğsüme düşsün, senin ayaklarını öpen kocaman bir dağ olayım. Çöller savrulsun dağlar aradan çekilsin, yokuşlar ve inişler bitsin ki yürüdüğün yollara toz olayım.Senin hasretinle yanar her yanım, bütün ufuklardan seni umarım.

***

Çöldeyim susuzum. Dudağın bana leyla . Kuyularda yusuf'um . Sözlerin bana züleyha.
Ateşlerde İbrahim'im. Gözlerin bana leyla. Sancılar içinde Meryem'im. Bakışın bana isa.
Yaralar içinde Eyyub'um . Hasretin bana şifa. Ölüler içinde bir ölüyüm.
Ellerin bana musalla ...



Turkuaz Dergisi ..
Senai demirci

 

 

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/3|

EN SEVGİLİYE..

14/2/2007 | Kategori: Efendimiz sav |

N  SEVGİLİYE...

 
Ey Sevgili En Sevgili;

Ey nurunun hurmetine âlemler yaratilmis olan,

Ey Nurlarin En Nurlusu!

Ey sevgili,

Sen pur–cemâl, sen pur–kemâl, Sen pur–rahim u sefkat!

Ey Sevgili, Rabb–i Hakim'in bizlere rahmetinin tecellisi guzeller guzeli Resulullah. Rahim olan Allah'in bizlere merhameti. Ey durr–i yekta! Asi, kibirli, enaniyet denizinde bogulmus gunahkârlarin umudu, Cilvegâh–i Enbiya. Ask ehlinin Sultan'i. Acikmis gonullerin sofrasi, bir tek hatirina asklarin feda edildigi Sultan. Kâinâta gonderilen armagan. Ruhlarimizin enisi; Resûl–u Ekrem... Butun guzelliklerin biricik merkezi, Nebilerin Imami, Allah'in yeryuzunde yarattigi halifelerin mehpeykeri, vatan–i aslînin cenneti. Sevda mevsimlerinin en guzel iklimi Ey Ahmed–i Mahmud–u Muhammed Mustafa!

Varligin var olus gayesi biricik Efendimiz! Kâinât sizinle sereflenmek arzusuyla yanip tutusmaktaydi. Cennetin kapisinda o guzel ismi goren gozden, yureklere damitilan hasretiniz gun gectikce dindirilmez bir yangin olmustu. Her yeni dogan gunese Seni sormaktaydi Varaka! Goncalari goguslerinden zorla koparilan annelerin feryatlariyla inleyen gokyuzu yolunu gozlemekteydi. Fitne, (yol arkadasi) gunahla ciglik cigliga kol geziyordu Mekke sokaklarinda... Ve bir gece âlemlere rahmet olan nurun Hz. Adem'den beri en temiz silsileyle Amine'ye ulasti. Bu kutlu haberi alamadi Abdullah. Ve siz geldiniz Ya Resulullah, Membâ–i Lutuf gibi dustunuz kâinâta. Gonuller sukûnet buldu, zulmun sesi kesildi Ahmed–i Muhtarla, gulmeyen yuzler guldu. O col sizinle cennet bahcesine dondu...

Ey enfes rayihasiyla cihani itir bahcesine ceviren Gul; sozleriyle madde ve mânâyi hallac eden, her seyin otesini temâsâ etmemiz adina bize sir perdesini aralayan, ornek hayatiyla kohnelesmis anlayislari tarumar ederek dunyanin cennet yuzunu acan Sevgili! Daha Seni elestte secen Rabb'im en buyuk gorevi vermisti Sana. Oyle bir gayretin vardi ki Senin; kendini unutmustun adetâ. Ilahî îkaz gelmisti inanmiyorlar diye, ama yilmadin. Her defasinda Sana hakareti vazife edinmis Ebû Cehil'in elinden tutma adina, neredeyse kapisinda sabahliyor, bu da yetmiyor onu dualarina aliyordun: "Allah'im ne olur iki Omer'den biri!" demistin, kimseyi unutmamistin ve hani Omer Ibn–u Hattab gelmisti de sukru borc bilmistin Allah'a...

Ey hasir sedirde sabahlayan, kâinâtin ve kalplerin padisahi, disini kirdilar tebessumunu gosterdin onlara; basini yardilar, onlerine serdin yuregini; adini sildiler, sineye gomdun. Cennet–i Zehra vucudunu tasa tuttular, o buyuk melek onlari helak edecekken ellerini actin Sevgili'ne! Oyle bir hayatti ki yasadigin, canina kastetmeye gelenler Sen'de can bularak geri donduler. Sen hep yol gostericiydin bu ugurda. Hic yilmadan sunnet–i seniyye tohumlarini atiyordun gectigin yollara...

Ey ismi Ars–i Âlâ'da yazili, meleklerin dilinde tesbih olan Habib–i Zîsân! Efendim; goremedim gozlerini; ama eminim gunesten guzeldi. Duyamadim kokunu; ama eminim ruyalarda avundugum rânâlar kadar cemîldi. Oysa o kadar isterdim ki terinden guller dermeyi. Yusuf'u gordugunde ellerini kesen kadinlar, "Seni gorseler kalplerini keser." diyordu Hz. Aise. "Vallahi Muhammed aydan daha guzeldir." deyince Câbir b. Semure, ay hicabindan kendini gizliyordu. Ya sana âsIk o minicik bulut... Ey Mîrac Sehsuvâri sevgili; o kadar mahzun olmustu ki gokyuzu, Rabb'im onun da duasini kabul etti. Bu dua vesilesiyle mîrac gerceklesti. Israr ediyordu melekler donmemen icin geri. Ey merhamet âbidesi, namazdi miracin en guzel hediyesi...

Ey Makâm–i Mahmûd'un buhurdani, mahlukâtin en muntehabi ve en mustesnasi Beytullâh'in, ask sarayinin Padisahi! Bak bugun Senin izinde kurtulus arayan gariplere. Biliyorsun Ebû Bekir'ler, Omer'ler, Ali'ler, Huzeyfe'ler ve Bilâl'ler seni analarindan babalarindan, yurtlarindan ve yuvalarindan daha cok sevdiler. Bu sevgi bitmedi yâ Resûlallâh! Bu sevgi bitmedi. Yeryuzunun her metrekaresinde Senin âsIklarin, Senin sevdalilarin var. Tek basina millet olacak Ibrahim'ler var. Senin perdedârin olacak Sâd b. Ebi Vakkas'lar.

Biz senin cektigini cekmedik yâ Resûlallâh. Gelecek icin yaptigin fedakârliklari gosteremedik. Ancak Senin yolunda guller topluyoruz. Elimize batan dikenler mi? Seninkinin yaninda ne kî?

Ey Rahmeten lil'alemin Efendim! Bir gun arkadaslarinin arasinda ufuklara bakip "Kardeslerime selâm olsun!" demeseydin katlanilir miydi bu hasrete? Oyle ki sevgim huznume denk, icimde ayrilik, firtina, nefsimle daima cenk. Hicranla iki buklum olduk yâ Resûlallâh. Kardeslerinin adina yarasir bicimde tasiyamiyoruz emânetini. Kardeslerin olma serefinin hakkini veremiyoruz. Korkunc bir belirsizlik var Senin dunyanda. Koskoca bir âlem garip ve zamanzede. Kimilerimiz akla takilip duz yolda yolsuzluk yasamakta, kimilerimiz yalanci gonul hulyalarina dalmakta. Ey Hursid–i Sefaat Efendim! Biz cagin yetimleri cogu zaman uzsek de Seni, rahmet elini hissediyoruz hep basimizda, bizi affeden o dilâra nefesi...

Ey olumsuzluk iksiri, ey colleri cennete ceviren Gul–i Rânâ! Hani ummetine duani kiyamete birakmistin? Benim gibi bicâreyi de sefaatinle sereflendirir misin? Benim de bu kirli ellerimden tutar misin? Yoksa yuzume bile bakmaz beni orada simdiki gibi mahzun mu birakirsin? Yâ Resûlallâh madem sen Sefi–ul Muznibîn'sin, mademki "Benim sefaatim ummetimden buyuk gunahlari olanlar icindir." buyurdun. Ben de bu sefaati umit etmekten geri kalamam. Biliyorum Efendim, sen merhamet âbidesisin. Hani Tâif'te ayaklarini kanatan o gafilleri bile affetmistin. Iste umidim bundandir. Bunca badireye katlaniyorsak sana olan sevgimizdendir. Kalbimize gozyaslarinin tadini vermeye gor Sultanim. Inan ki sevgin taze vicdanlarimizda filizleniyor, zaman ihtiyarladikca Sen genclesiyorsun. Sevgi fedailerin var nur yolunda kivranan, Bilâl'ler Senin ismini haykiriyor her ezanda an be an...

Ey Sâhid–i Mukaddes, Sultân–i Selâtin ve Ey Muhtac gonullerimize âb–i hayat olan Sevgili. Simdi Sana bu mektup yerine canimi hediye etmeyi o kadar isterdim ki. Ama gunahlarim mesafeyi arttiriyor yâ Resûlallâh! Utaniyorum, âcizim, gucsuzum, caresizim. Yine de umitliyim. Belki bir gun duan avuclarima kayan bir yildiz olur ve nefsimin daraldigi anlarda lebbeyklerle donerim yeniden hayata...

Ey gonullerimize isleyen derin nefes. Insanlik Senin gelmeni bekliyor. Rahip Bahîra'nin, Varaka bin Nevfel'in, Zeyd bin Amr'in bekledigi gibi. Sen ki Hz. Ibrahim'in duasi, Hz. Ismail'in mustususun. Sen ey kâinât kitabinin mufessiri; o gelisinle nasil yeserttiysen dunyayi, sonmeyen atesleri sondurup yiktiysan kasirlari, simdi yine dog kalplerimize, "Ehlen ve Sehlen" diyen heybetinle belir ufukta. Ey insanligin gonlundeki sumbul! Mademki bagban Sensin, bu bag niye Sensiz kalsin. Bizi yalniz birakma, ruhlarimizi Sensizlik atesi ile yakma...

Ey Sevgili En Sevgili

Sevgin oyle doldurdu ki kalbimi

Hasretin oyle acitiyor ki benligimi

Askin olmasa hic kalbim sevmeyi ogrenir miydi?

Gel demeye bilmem dilimin kudreti kâfi mi?

Bu muthis zamanin dehseti ozletiyor Asr–i Saadet'i

Ozledik Efendim Seni

Gel de guldur gariplerini...

Kamer OZDEMIR

Yorum ( 4 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/3|

ERİHNA YA BİLAL!!

30/1/2007 | Kategori: Efendimiz sav |

Bilâl-i Habeşi 



Bilal-i Habeşî’nin sahabe arasında ve Rasulullah’ın yanındaki temel misyonu müezzin-i Rasûl olmasıydı.
Resul-i Ekrem, Medine’ye gelir gelmez hemen bir mescid inşa etti.
Namazlar cemaat halinde topluca burada kılınmaya başladı.
İnsanlar namaza nasıl davet edilecekti? Meşveret meclisinde bu husus görüşülmeye başlandı. Kimine göre çan çalınmalıydı, başkaları ateş yakmayı teklif ettiler.
Bir kısmı da bayrak dikmeyi teklif ettiler.

Çok geçmeden hayırlı bir rüya ile Hz. Ömer çıkageldi.
Rüyasında ona ezan-ı Muhammedî talim edilmişti.
Efendimiz (sas) bundan sonra namaza daveti ezanla yapacaktı.
Ezan, hemen Hz. Bilal’e öğretildi. Medine ufukları, onun ruhlara işleyen gür sesiyle bayram yapmaya ve sahabe onunla namaza koşmaya başladı.
Sesleriyle insanları kutlu vazifeye davet eden müezzinler,
Efendimiz’in müjdesiyle, “ötelerde de insanların en uzunları olacaklardır”.
Hz. Bilal, Medine’de olduğu bütün zamanlarda bu vazifesine devam etti.

Bilal-i Habeşî’nin Mekke’nin fethinde Kâbe-i Muazzama’nın damına çıkarak okumuş olduğu ezan, tarihin sayfalarına ve sahabilerin kalplerine ezandan cennetler inşa etmişti.
Dün çöllerde ‘Ehad!’ diye haykıran ses, bugün Kâbe üstünde insanları namaza davet ediyordu ki, görülmeye, onun da ötesinde yaşanılmaya imrenilecek bir tabloydu bu.
Hz. Bilal, Peygamber Efendimiz’den sonra, biri Kudüs’te, diğeri de Medine’de olmak üzere sadece ve sadece iki kere ezan okudu.
İlkini Hz. Ömer’in, sonuncusunu da Efendimiz’in kendisini görmüş olduğu bir rüyada daveti üzere geldiği Medine’de Peygamber torunları Hz. Hasan ve Hüseyin’in ricaları sonucunda okudu. Hele Medine’deki o son ezanı, gerçekten çok muhteşem olmuştu.
Onun sesini duyanlar eski günleri bir daha yaşamışlardı.
Uykularından onun sesini duyarak kalkanlar bir an olmayacak şeyin gerçekleştiğini zannettiler.
Namazı sanki Hz. Peygamber’in arkasında kılacakmış gibi heyecanla Mescid-i Nebevi’ye koştular...

Bilal-i Habeşî, Peygamberlik Güneşi (sas) gurub ettikten sonra, Medine’de kalmaya dayanamadı. O’nun yokluğunda Medine bomboş gibi geliyordu.

Hz. Ebu Bekir’den izin istedi. Şam tarafına hicret etti.
Onun zamanında buralarda yapılan savaşlara iştirak etti.
Hz. Ömer’in Kudüs fethinde yanında hazır bulunanlardan biri de oydu.
Onunla beraber Kudüs’e girdi.
Ricasını kırmadı, burada vefat-ı Nebi’den sonraki ilk ezanını okudu.
Şam’a yakın yerlerden biri olan Havlan’a yerleşti.

Bir gün rüyasında Efendimiz’i görmüş, ‘Beni ziyaret etmeyecek misin?’
 diyerek kendisini Medine’ye davet etmişti.
Bu davete büyük bir şevkle icabet etti. Medine’de eski hatıraları yeniden tüllendi.
Resul-i Ekrem’le beraber yaşadığı şeyleri bir kere daha yaşadı.
Her tarafı dolaştı, zaman zaman gözyaşlarını tutamayarak ağladı.

Mescid-i Nebevi’nin etrafında dolaşırken onu görenler çevresini sardı.
Müezzin-i Resul, Peygamber’in (sas) Müezzini gelmişti.
Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin boynuna dolandı.
“Ne olur Ya Bilal, ne olur bir kere daha oku ezanı!” diye yalvardılar.
Efendimiz, ezan vakti gelince, “Erihna yâ Bilâl!”, “Bizi ferahlat ey Bilâl!” demez miydi...
Yıllar sonra bir daha mescidin duvarına çıktı.
Kalbi, elleri, dudakları, göz pınarları titriyordu.
Tarihin son kez şahit olacağı Bilâl’e has son ezanı okumaya başladı.
İlk “Allahü Ekber, Allahü Ekber” dediğinde mesciddekilerin dizlerinin bağı çoktan çözülmüştü. Bütün Medine ahalisi akın akın Mescid-i Nebevi’ye koşmaya başladı.
Ses, Peygamber’in müezzininin sesiydi.
O mu (sas) gelmişti? Bir mucize miydi, yaşanan... Geldiğini sandılar koşarken...
Mescide girdiklerinde Bilal’i gördüler ezan okurken...
Sıra “Eşhedü enne Muhammeden Resulullah”a gelince Bilal bunu ancak bir kez söyleyebildi. İkincisine ne onun ne de onu dinleyenlerin takati kalmamıştı.
Peygamber dostlarının, peygamber âşıklarının kucağına yığılıverdi.
Mescid-i Nebevi’yi hıçkırıklar sarmıştı.

Ezan-ı Muhammedî’yi, Efendisi’nin (sas) emriyle ilk okuyan oydu.
İki Cihan Serveri’nin vefat ettiği gün de son ezanı yine o okumuştu.

Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/3|

EN GÜZEL AŞK HİKAYESİ

10/1/2007 | Kategori: Efendimiz sav |

 
EN GÜZEL AŞK HİKAYESİ...


Dunyanin, yasanmis en guzel ask hikayesi bu..
Ne Leyla diyecegim size ne de Mecnun, Ferhad, Romeo vs. vs..

En guzel ask hikayesi Efendimiz sallALLAHu aleyhi vesellem ile
Hatice Validemiz'in hikayesidir..

Sanir misiniz ki Leyla ile Mecnun evlenseydi, ya da
digerleri..Asklari dillere destan olur, gunumuze kadar ulasirdi?

Hayir tabii ki!

Belki bir kac sene sonra bitecekti.. Yasanmadigindan,
kavusulmadigindan hep bunlar

Ama siz bir bakin efendimizle, Hatice Validemiz'in askina ALLAH
icin!

Bu, yasanmis hem de uzun yillar boyu yasanmis bir ask..

Ahla kissat hub fil alem


Mekke fethinin ilk gunu, o karisiklik, o heyecan esnasinda Efendimiz
yasli bir hanimla karsilasiyor, O'nun yanina gelmesini onlemek
isteyenlere "Birakin" diyor gelsin..

Sirtindan abayasini cikarip, hanimin altina seriyor ve birlikte
oturup 1 saat kadar sohbet ediyorlar..

Aise Validemiz merak ediyor ve sonrasinda;

"Kimdi o? Neler konustunuz?" soruyor..

Cevaba bakar misiniz;

" O, Hatice'nin arkadasi idi, eski gunleri yadettik"

Hatice Validemiz vefat etmis, aradan yiiillar gecmis, vefayi,
sevgiyi, ozlemi goruyor musunuz?

Ve o hengamede..

Ve hatice Validemiz'e bakin;

Yasi 55..
Efendimiz o sira Hira magarasinda, nubuvvetten evvel ibadette..

Her gun O en sevgili'ye yiyecek tasiyor! Her gun gidiyor ve O'nunla
biraz oturuyor..

Hira Magarasini bilir misiniz siz? Ne kadar yuksektir ve cikmasi ne
kadar zordur? Bugun gencler bile cikarken ter icinde kalirlar, cok
yorulurlar..

Yasi 55 Hatice Validemizin ve her gun Habibini gormeye gidiyor!

Yine bakiniz ki o asil hanima, Efendimiz'den daha yasli oldugu icin
O'na ustune evlenmesini teklif ediyor!

Dusunebiliyor musunuz?

O'nu oylesine seviyor ki, sadece O'nu mutlu edecegini dusundugu icin
"Evlen" diyor!Ama O, reddediyor, asla O'nu incitmek istemiyor..

Hanim'a bakin! Ve sevgisine..

Yine ilk vahiy geldiginde O'na nasil destek olduguna,

yuregini,
malini, canini nasil serdigine bakin..

Ve Efendimiz'in yuregindeki Hatice Validemizin yerini dusunun,

cok
hadislerde gecer..

Yine Validemiz'in vefatindan cok uzun yillar sonra kizkardesi

Hale
efendimiz'in evine gelir ve kapiyi calar..

Oylesine heyecanlanir ki O, kapiya kosar, eli ayagi dolasir..
"Neden" derler..

"Hatice'nin calisi bu" buyururlar..

Ve "Sanirim Hale'dir gelen"
derler..


En guzel Ask hikayesi budur!

Yasanmis ama eskimemis, yepyenidir..

SallALLAHu aleyhi ve sellem..

Bizlerin muhterem Validemiz'den alacagi cok dersler var..

O'na, Onlar'a benzeyenlere selam olsun..

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/3|


Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

KATEGORİLERİM

Image Hosted by ImageShack.us

SON YAZILARIM