Bir Deney
bir A4 kağıdı önünüze alın.
bembeyaz ve boş...
üzerinde hiçbir leke yok!
şimdi:
bir kalem ile tam orta yere sadece bir nokta koyun!
ve çekilin geriye bakın:
ne görüyorsunuz?
noktayı mı?
dikkatinizi nokta mı çekiyor?
A4 kapıdı ebatınca o beyazlık ve safiyet hiç nazarınızı celbetmiyor mu?
sadece nokta mı sizin ilgi odağınız?
insan A4 kağıdına benzer.
saf ve temiz büyük bir sathı vardır.
arada da noktalar!
maalesef insanlar insanlara bakarlarken
sadece lekelere dikkat ederler.
ondaki menfi huylara...
değerlendirirken bir kara nokta bütün sathı mahfeder sanki.
halbuki:
insan muazzam bir saflığı ve temizliği de bünyesinde bulundurur.
lekeli taraflarına dikkat edince bu temizlik görünmez haliyle...
ama, dikkati çekmedi diye, o temiz ve lekesiz bölümler hiçbir zaman yok olmaz.
değerlendirirken birilerini,
bir de bu gözle bakılması temennisiyle...
ayrıca
Allah Teala'nın lekeleri silen bir silgisi vardır.
pişmanlık damlaları, en kuvvetli leke sökücüdür.
O'nun affettiğini affedememek, ancak bedbahtlık olacaktır.
ona belki denilecek ki:
seni neden affedeyim, sen kimi affettin?
seni neden setr edeyim, sen kimi setr ettin?
seni neden esirgeyeyim, sen kimi esirgedin?
kim bu dünyada kime ne ile muamele etmiş ise onunla muamele olunacaktır.
çok mu şerlidir insan acaba şeytandan?
o bile ' acaba Rabb'im bana merhamet edecek mi' diye ümitlenirken
'lekesi çok bunun diye birinden tiksintiyle yüz çevirmek'
aynaya küsmek sadece aslında...
halbuki
biz lekeye küseriz, lekeliye değil...
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
Küçük Nasihatler

Biri sana sarildiginda önce onun kollarini gevsetmesini bekle....
Kendini degistirebilme gücünü hafife alma, baskalarini
degistirebilme gücünü de cok fazla güvenme...
Zarif ol, kimseyi bile bile kendinden sogutma...
Isi ne kadar önemsiz olursa olsun, ekmek parasi icin
calisan insanlara saygi duy...
Insanlara ücüncü bir sans verme, birak ikide kalsinlar....
Herkesin önünde öv ama elestirilerini bir kenara cekerek söyle...
Asil savasi kazanmak icin kücük bir carpismayi yitirmeyi göze al...
Köprülerini atma, ayni nehri kac kez daha gecmek
zorunda kalacagina sasiracaksin...
Yeterli zamanim yok deme, büyük insanlarinda günleri 24 saattir...
Bilmiyorum demekten cekinme...
Sevgiline önce cicegi yolla, nedenini sonra bul...
Basucunda kagit kalem bulundur...Milyarlik fikirler
bazen sabaha karsi saat 3'te gelir...
Cok calisarak elde ettigin bir seyin zevkini cikarmaya da zaman ayir...
Yilda en az bir kez günesin dogusunu seyret....
Ilk önce sen "Merhaba" de....
Herhangi bir konuda ögretmenlik yap, herhangi bir
konuda ögrenci de ol...
Hic kimseden asla umut kesme, mucizeler her gün oluyor...
Hayat arkadasini cok dikkatli sec, mutlulugun ya da
bedbahtligin %91'i bu karara baglidir....
Is ve aile iliskilerinde en önemli seyin Güven
oldugunu aklindan cikarma...
Asla birilerinin umudunu kirma, belki de sahip
olduklari tek sey o'dur....
Yeterli paranin olmamasini asla dert etme, sinirli
olanaklar bazen bir lütuftur cünkü yaraticiligi baska
hic bir sey bu kadar tesvik edemez...
Atak ve Cesur ol, bir gün geriye dönüp baktiginda
yaptiklarindan cok yapmadiklarin icin pismanlik duyacaksin...
Insanlara verdigin nasihatin tersi davranislarda bulunma....
Hatalarini kabul et...
Zekani eglendirmek icin kullan, baskalari ile eglenmeye degil...
Saglikli olmanin degerini bil...
Cocuklarla oyun oynadiginda birak kazansinlar...
Eski hatalarina hayiflanmakla zaman kaybetme, onlardan
ders al ve arkana bakma...
Gelenek ve göreneklerine saygili ol...sevdiklerini esirge...
Herseyi buldugundan daha iyi birak...
Gerektiginde fazla verici olma, zaman zaman hayir
demesini ögren...
Yalnız baslamasini bil....
Deger yargilarinla celismeyecek bir meslek sec...
Alcak gönüllü ol, sen gelirken onlar gidiyordu...
Mükemmeli ara, kusursuzu degil...
Acik, esnek ve mantikli ol...
Tanistigin herkes senin bilmedigin birseyler
biliyordur, onlardan ögren...
..
Sükret...
Yorum ( 3 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
ÇAĞRI

AFFINIZIN DİNGİLLİĞİNİ HİÇBİRŞEYİN BOZMASINA İZİN VERMEYECEK KADAR GÜÇLÜ OLMAYA,
KARŞILAŞTIĞINIZ HERKESE SAĞLIK, MUTLULUK VE BAŞARIDAN SÖZ ETMEYE,
TÜM ARKADAŞLARINIZIN KENDİLERİNİ DEĞERLİ HİSSETMELERİNİ SAĞLAMAYA,
HERŞEYİN AYDINLIK YÜZÜNE BAKMAYA VE İYİMSERLİĞİN GERÇEĞE DÖNÜŞMESİNE ÇABALAMAYA,
YALNIZ EN İYİ DÜŞÜNMEYE, YALNIZ EN İYİ İÇİN ÇALIŞMAYA VE EN İYİ BEKLEMEYE,
BAŞKALARININ BAŞARISINDAN KENDİNİZİN Kİ KADAR COŞKU DUYMAYA,
GEÇMİŞİN YANLIŞLIKLARINI UNUTMAYA VE GELECEKTE DAHA BÜYÜK BAŞARILARA ULAŞMAK İÇİN VAR GÜCÜNÜZLE ÇALIŞMAYA,
HER ZAMAN NEŞELİ BİR YÜZ İFADESİNE SAHİP OLUP, SELAMLADIĞINIZ HERKESE GÜLÜMSEMEYE,
KENDİNİZİ GELİŞTİRMEYE, BAŞKALARINI ELEŞTİRMEYE ZAMAN BIRAKMAYACAK KADAR ÇOK ZAMAN VERMEYE,
KAYGILANMAYACAK KADAR YÜREĞİNİZİN GENİŞ,
KIZGINLIĞA KAPILMAYACAK KADAR YÜCE,
BOZGUNLUĞA UĞRAMAYACAK KADAR GÜÇLÜ,
VE ÜZÜNTÜYE KAPILMAYACAK KADAR MUTLU OLMAYA,
SÖZ VERİN SEVGİLİ DOSTLAR !...
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
Ruhun Gıdası

* Kendinize değil büyüklere tâbi olunuz, iş ve ahlakınızı düzeltiniz. Masiva ile uğraşan dolap beygiri gibi dolanıp durur.
* Baş olma sevdasına düşen, artık ibadet ve ihlastan sıyrılır.
* Huzursuzluğun kaynağı ikidir: Birincisi bilmemek yani ilmihali okumamak, öğrenmemek. İkincisi bildiğini tatbik etmemek.
* İki kişi bir araya gelince dedikodu, gıybet etmeyin, Allah deyin. Düşüncesi yalnız dünya olan kişilerle görüşmeyin dünya sevgisi size de tesir eder, zorunlu hallerde helâya gider gibi, görüşülebilir.
* Bir mümin kardeşine ait hoş olmayan, bir iş duyarsan yetmişe kadar özür kapısı vardır. [Yani bunu şu haklı sebepten dolayı işlemiştir diye yetmiş tane gerekçe bulmalı.]
* Faydasız konuşanlarla arkadaşlık etmeyin. Bidat ehlinden haram işleyenden kaçın. İnsanların aybını görmeyin, insanların aybını gören, insanların hedefi olur.
* En büyük tehlike kendinizi tanımamaktır. Allahü teâlânın nimetlerini unutmaktır, kendinizi bir şey sanmaktır.
* Biliniz ki, nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz.
* Kâfir de olsa, fasık da olsa hiç kimsenin bedduasını almayın.
* Hakkı bâtıldan ayırmak dünyada en zor şeydir. Bazıları ahirette hak diye sarıldıklarının bâtıl olduğunu görecekler ve yandık diyecekler! Bazıları hakka bâtıl diye hücum edecekler, saldıracaklar ve hüsran içinde kalacaklardır. Bazıları da bâtıla hak diye sarılacaklar ve kahru perişan olacaklar. Bu yüzden, her müslümana öğretmek için Peygamber efendimiz buyurmuşlar ki:
Ya Rabbi bana doğruyu doğru olarak bildir ve doğruya uymayı nasip et. Allahım eğriyi de eğri olarak bildir ve ondan kaçınmayı nasip et. Ben bâtıla hak diye sarılmayayım.
* Katarda olan, gemide olan, uçakta olan ne ise biz oyuz! Çünkü dünya dönüyor demek hareket demektir. Hareket demek bir yere gitmek demektir. Çünkü durmuyor ki devamlı suretle ömür bir yere gidiyor. Bu katarda vakti saati gelenler iniyor gidenler biniyor. Aksi halde her gün ölenler var her gün doğanlar var. Bu katarda olanlar ister saltanatla yaşasınlar, ister üzüntüyle yaşasınlar ne fark eder? Yolcuya siz bütün saltanatı verseniz yolcunun bir şeyi değişecek mi? Ancak saltanat kalana layıktır. Kalıcı olana layıktır. Kalmalıdır da. Bu dünyada bir şey kalmıyor ki. Ne şehirler kurulmuş, ne memleketler alt üst olmuş, ne sevgililer perişan olmuş, neye yaradı? Kalıcı olana (talip olmak) lazımdır. Anne karnındaki çocuk doğmak içindir. Anne karnında yaşamak için değil! Dünyaya gelen çocuk; insan da ölmek için yaşatılmıştır. Kalıcı değil!
* Her şey niyetle kaim. Her şey niyete bağlı. Niyetsiz hiç bir şey olmaz. Hiç kimse levhalara bakmadan otobanlara yanlış girse ve ömür boyunca gitse, bir yere varamaz, arzu ettiği yerin yanından geçemez. Onun için niyet yol levhası gibidir. Yol levhası sizi arzu ettiğiniz yere götürür. Yoksa, sizi yol levhası bir yere götürmeye mecbur değildir. Siz bakıyorsunuz. Tercihinizi yapıp gidiyorsunuz. İşte niyette öyle. İyi niyetle yaptığımız her iş bizim için sevaptır. Kötü niyetle yaptığımız her şey günahtır. Niyetsiz yapılan da ha var, ha yok. Öyle şey olmaz zaten. Senin niyetin arzunla olmasa bile, mutlaka kalbinden bir istikametin vardır. Olmaz başka türlü, çünkü.
* Gayeniz, maksadınız yol levhası olmak olsun. Ehl-i sünneti göstermek için, Allahü teâlânın razı olduğu istikameti göstermek için, Peygamberimiz aleyhisselamın sevgisine, rızasına kavuşturmak için yol levhası olun.
* Ruhunun katili olan, ahirette felakete uğrayacak, azap içinde olacak, ateşte yanacak. Peki ruhunu öldürmemek için ne yapmak lazım. Beslemek lazım. Sabah akşam yemek yediğin gibi, ruhunu da besleyeceksin. Ruhun gıdası nedir? Ruhun birinci gıdası imandır, ikincisi namazdır, üçüncüsü oruçtur, sohbettir, ilmihaldir. Yani onun manevi gıdaya ihtiyacı vardır.
* Nuh aleyhisselamın oğlu gemiye gelmedi. Dağa çıkar kurtulurum dedi. Neticede boğuldu. Allahü teâlâ, ehlini, zürriyetini koruyacağım vaadinde bulunmuştu. Bunun üzerine, babalık merhameti ile Allahü teâlâya bunun hikmetini sordu. Allahü teâlâ buyurdu:
(Senin ehlin zürriyetinden gelen değil, peşinden gelendir.)
* Bütün iş birlik beraberlikte. Birlik beraberlik içinde olursanız kimse size zarar veremez. Kendinizi sevmeyiniz. Kendini seven sevilmez. Kendini sevmeyeni herkes sever.
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
..:: HAYDİ NAMAZA ::..

HAYDI INSANLIGIN KURTULUS MÜCADELESINE...
Insani ilgilendiren her hareketin, her ideolojinin, her sosyal faaliyetin bir ÇAGRISI vardir. Hatta bu çagri vakiasini, bütün canlilara tesmil edebiliriz.
Öldürülmüs olan bir yilani, iskelet haline getirinceye dek yiyen milyonlarca karincayi nasil GÖREVLI KARINCA göreve çagiriyorsa; koyun sürüsüne saldirma eylemini de HABERCI KURT baslatiyor.
Eglence olsun için bir gladyatörü digerine ,yada bir aslana öldürten nasil Roma kralinin asagi, yada yukari kalkan parmagi ise,milyonlarca esiri tonlar agirligindaki taslar altinda ezilip can vermeye zorlayan ve bu insan vücutlari üzerinde piramitler insa ettiren de Firavunun EN BÜYÜK RABBINIZ BENIM! diyen dilidir.
Böylece dil ve el ÇAGRI dedigimiz olgunun bir aleti olmus oluyor.
Put heykellerine tapma yada saygi gösterme törenlerine karsi isyan edip, tevhidi haykiran Hz. Ibrahim’in heykelleri paramparça eden baltayi tutan ve onun eyleminin çagrisi olan nasil eli ise; onun temsil ettigi dini ,yani hayat nizamini ,yani tüm diktatörlükleri ,despotizmleri, halklari ezme sistemlerini, yasa koyma hakkini kendisinden baskasina vermek istemeyen, diledigi görüsleri kanunlastiran, kendisine karsi alternatif tanimayan, Allah’in buyruklarini dahi kendi politikasina alet ettigi “ahlak ve fazilet” yönleri hariç ayaklari altina alip, SIZI ALLAH’IN KITABI YÖNETECEKMIS, ÖYLE MI ? diye ezdigi halka bagiran ve Ibrahim’i atese atin diyen NEMRUT’UN ÇAGRISIDA dilidir.
Allah’tan baskasinin hükümlerine boyun egmemeleri için, insanligi uyaran Hz. Zekeriya(A.S)’in çagrisi nasil dili ise; “Kosun kendisine peygamber diyen ve kanunlarimiza,beseri kanunlar deyip tanimayan Zekeriya burada, bu agaç kovuguna saklanmis haydi onu öldürelim” deyip Allah’in peygamberini o agaç kovugunda testere ile biçen Yahudilerinde çagrilari, testere kapzasini tutan elleriydi.
Insanlik tarihi, birbirine zit iki ÇAGRI sistemi üzerinde olusur.
HAK ÇAGRISI: Yani adalet çagrisi, yani tüm sömürge çarklarina dinamit yerlestiren, ezilen insanlarla olup ,onlari, sifatini tasidiklari INSAN seviyesine yükseltmek isteyen diktatörlere boyun egmeyen, halkini aç birakip, devletinin her kösesinde kendisine köskler, saraylar yaptiran firavunlara, nemrutlara, sultanlara, baskanlara DUR! diyen ulvi ve ilahi çagri,peygamber çagrisi.
Hak-hukuk tanimayan, kendisinden baskasina insan gözüyle bakmayan,insanlarin kendisine kulluk etmelerinden zevk alan ve bu sekilde egilip etek öptükleri,onlarin borularini öttürdükleri için onlara payeler,makamlar veren; bu suskunluk, yada köleliklerine karsi uyduruk kadrolar ihtar edip halkinin ekmek bulamama pahasina da olsa-sirf iktidarlarini sürdürebilme gayesiyle bu usaklarina büyük maaslar baglayan, öldükten sonra konmak üzere milyarlar harcayarak piramitler yaptiran ve nihayet bütün insanlari diledikleri gibi sömürebilmek için onlari, kendi buyrultu ve dogrultulari altinda birlik-beraberlige çagiran; en ufak bir itirazda (vicdan yargilari olmadigi için) masum insanlar üzerine atom ve napalm bombalari yagdiran zihniyetin ve uydularinin çagrisi.
Insanlik tarihindeki ilk fesat olayindan günümüze dek,bu ikinci çagrinin mantigi degismemistir. Al-
lah’a ragmen Allah’a inananlari ez; insan olmalarina ragmen,onlara hayvan deyip ye...!
Hak dedigimiz birinci çagrinin en son ve en mükemmel sedasi da, on bes asirdir o insanlarin, pamuk tikali kulaklarina çarparak, geri dönen EZAN’ dir.
ALAHU EKBER!...
"ALLAHU EKBER” diye baslar ezan ve dört defa tekrar eder ayni sözü. Allahu Ekber, Allah en büyüktür!
ALLAHU EKBER!...
Sen ey dogu; sen ey Bati, sen ey Güney ve sen ey Kuzey duy, dinle ve bil ki, Allahu Ekber, Allah en büyüktür.!
Siz ey dört cihet, yada yön, duyun, dinleyin ve biliniz ki, EKBER olan yani EN BÜYÜK olan ve temsil ettiginiz yer kürenin her türlü hakimiyeti Allah’indir.!
EKBER yani EN BÜYÜK sifati sadece Allah’indir. O sifati, ondan baskasina verip, kullanmayin ki O’na ortak taniyip SIRK KOSMAYINIZ! En büyük.......spor! diye stadyumlarda bagirip, minarelerin öfkesini toplamayin ki, Allah’in emriyle gazaba gelen minareler, tepenize yikilmasin!
ALLAHU EKBER, tek Hakim odur!Allahu Ekber, uyulacak tek merci O’ dur.!Allahu Ekber, yanilmaz kanuna sahip tek kanun O ’dur
ESHEDU EN LA ILAHE ILLALLAH.
ESHEDU EN LA ILAHE ILLALLAH .
Eshedü !
Düsündüm, anladim,kalbimle kabul ettim ve dilimle söylüyorum ki: La ilahe illallah ! Allah’tan baska kainat nizamini elinde bulunduran bir baskasi yani bir ilah yoktur!Içimde putlastirdigim makam, ideoloji, ilke, parti, hizip kadin, erkek, evlat, sanatkar, sporcu, kulüp, loca, önder, sef, seks ilahlarinin tamamina “LA”deyip, inkar ederek kalbimi ve düsüncemi, ruhumu ve bedenimi. Elimi ve dilimi, “ILLALLAH” deyip Rabbimin emrine veriyorum.! Ondan baskasina güç tanimaya vesile olacak her seye “LA”deyip (hayir),kenara itiyor, O’nu yani Allah’i tek ve biricik güç ve hakim taniyarak “ILLALLAH” diyor baglaniyorum,baglaniyorum, baglandigima dair söz ve biat ediyorum ki, bütün kainat zerrecikleri sahit olsun.
ESHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH,
ESHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH,
Yine düsündüm, anladim, kalbimle kabul ettim ve dilimle söylüyorum ki; Muhammed Allah’in Rasuludür, yani “ILLALLAH” deyip inandigim Allah’i bana tanitan, bana ögreten, bana sevdiren; ve Allah’in kanununa nasil uyacagimi , tatbikatiyla gösteren Muhammed s.a.s’ .dir. Yani Allah disindaki bütün güçleri (tevagit) nasil inkar edip,Allah’i ögrenmeme vesile olacak sifatlarini bana bildiren Muhammed s.a.s’dir.Yani Muhammedi ve onun sünnetlerini kabul ediyorum ki, bana Islami ögreten onlardir. “Kur’ana uyarim da, peygamberin sünnetini ister alirim ,ister almam,çünkü Muhammed arapti ve arap zevkine hitap ediyordu”zihniyetinin temsilcilerine ve saçmaliklarina ragmen, kabul ediyor ve bütün dünyaya sahit olmalari için ilan ediyorum ki, ne Muhammed’siz ve nede sünnetsiz (yani Hz. Muhammed s.a.s uygulamasi olmaksizin) ISLAM anlasilir.! Çünkü sünneti inkar etmek, Hz. Muhammed s.a.s tanimamak da Allah’i inkar etmenin baska bir yoludur. Ben ise , MUHAMMED’I ALLAH’IN RASULÜ VE DAVAMIN LIDERI VE TEK LIDERI OLARAK TANIYORUM.!
HAYYE’ALA’S-SALA!
HAYYE’ALA’S-SALA!
Haydi beseri güçleri temsil eden put heykellerini parçalayip Allah’a kosan Hz. Ibrahim gibi, Allah’a kulluk etmeye.! Haydi namaza!Haydi ibadete. Haydi secde etmeye. Seytanin igvasiyla gurur kaplamis olan beynimizi arindirip, topraga alnimizi koyarak secde etmeye.!Secde ederek hür olmaya, sahsiyet bulmaya.! Asirlarin cahili kültürleriyle yozlasmis kafalarimizi secdeye koyarak, tüm süperlerden, Batilardan, tabular- dan, makam ve mevkilerden, kölelikten, usakliktan, Amerikacilik ve Rusyaciliktan; kapitalizmlerden, komi-nizim, sosyalizm ve fasizmlerden; ezilmislikten, hor görülmüslükten,piramitlere harç, put heykellerine araç olmaktan; bizi dünya için uyandiran çalar saatten, esiri oldugumuz fabrika bacalarindan; batinin fuhus kokan kavramlarindan, Ankara’nin kirli havasindan...dan,...dan, bagimsizlasarak sahsiyetimizi bulalim secdede.!
HAYYE’ALA’S-SALA!
Haydi Allah için namaza kiyam etmeye, rüku ve sücud etmeye. Rüku ve sücut ederek tenzih ve ta’zim edelim Rabbimizi Tahiyyatta (selamlasmada). Allah’la selamlasip, miracimiza çikalim. Mü’minin miraci olan tahiyyatta, selamin sadece salih kullar için oldugunu ögrenelim. Tahiyyatta, Allah’in kendisine lütfettigi selami, bize de tesmil eden yüce peygamberimizi analim.
Namazi bitirip, bir birimize mü’min selami verelim.!Selamdan sonra, tekrar Allah’i unutup dünya ilahinin emrine girmemek,sucu , bucu diye suçlamalarimiza son vermek ve sadece Allah davasi için olmak üzere sarilalim biri birimize sIkI sIkIya!.Taki ruhlarimiz bir birlerini duysun, taguti seytan ve görüsler bizden uzaklassin!
HAYYE’ALA’L-FELAH,!
HAYYE’ALA’L-FELAH,!
Haydi kurtulusa, haydi insanligin kurtulus mücadelesine!Haydi süperlere dur demeye. Haydi tüm mustadaflarin, tüm ezilmislerin safina girmeye!Haydi Afganliyla aglamaya, Morolularla kanamaya!Haydi müstemleke kovboylariyla mücadele eden kizil deriliyi kurtarmaya. Nikaraguali bebekleri öldürmek için silah tasiyan gemiyi durdurmaya.
HAYYE’ALA’L-FELAH,!
Haydi dünyayi paylasamayan, kah Cenevre’de kah Izlanda’da bir araya gelip insanlikla alay eden Reagen ile Gorbaçev’in(ve tüm onlar gibilerin) insanlarin kanlari üzerinde ayakta duran ve her ayagi bir kukla baskanin omuzunda olan masalarini devirip kafalarina çalmaya. Haydi aleme “terörist”, deyip, Nikaragua gerillalarina, Lüpnandaki parali askerlere; politikasi icabi kah Markosa, kah Akinoya silah yardimi(!) yapan Amerika’nin ve ayni yöntemlerle emperyalizmi sürdüren yoldasi Rusya’nin oyunlarini bozmaya!
Haydi tüm diktatörlerin, zalimlerin, hak yiyenlerin,ispiyoncularin, isbirlikçilerin, mütegallibenin, hirsizlarin, tefecilerin defterlerinin dürüldügü odanin kapisini aralamaya!...
HAYYE’ALA’L-FELAH,!
Haydi namazla kurtulusa; namazda durulusa ve yakarisa!Haydi iflah olmaya,haydi mü’min olmaya, ve felahin yalniz mü’min için oldugunu anlamaya!
ALLAHU EKBER
ALLAHU EKBER
Allah en büyük, Allah en büyüktür!Bunu tekrar, tekrar söyle ve ne söyledigini bil ki; buna TEKBIR derler. Çok ve korkusuzca tekbir getir ki; kahrolsun müsrikler, münafiklar. Unutma ki tekbir silahidir mü’minin!
LA ILAHE ILLELAH!
Bütün ilahlara hayir, sadece Allah’a evet!Sadece O’nun gücüne, kuvvetine, iktidarina evet,O’nun disindaki tüm ilahlara ve ilahcilara hayir!
EZAN! MÜ’MININ ÇAGRISI...
KULAK VERIN BU ÇAGRIYA, KURTULUN TÜM ENDISELERDEN, STRESLERDEN, PAROLA EDINEREK KURTULUS ÇAGRISINI, ISLAMIN EZANINI!...
Kaynak: IHSAN SÜREYYA SIRMA, TARIH SUURU (Sahife 147-152)
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

