| RUMUZ SEHADET |

Selam Olsun !.

Ölümü sevgilisi gibi karsilayana, Şehadet sorulurmu.?

TERZİ

2/10/2009 | Kategori: Alintilar |


TERZİ

Bir ârife sormuşlar: “Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz? “

“Terzimi severim” diye cevab vermiş. Soruyu soranlar şaşırmışlar:

“Aman efendim, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken, terzi de kim oluyor? O da nereden çıktı?” demişler. Ârif:

“Evet dostlarım, ben en çok terzimi severim. Çünki ona her gittiğimde ölçümü yeniden alır. Diğerleri öyle değil. Bir kez hakkımda karar verdiler mi, ölünceye kadar bana hep aynı ölçü nazarıyla bakarlar” diye, ibret yüklü bir cevab vermiş.

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/8|

Yolunda gitmiyor diyenlere...

25/8/2009 | Kategori: Alintilar |


Hayatta hiç bir şey yolunda gitmiyor diyenlere...

Bambu ağacının yetişmesi, olumlu ısrar için güzel bir örnektir. Çinliler bu ağacı söyle yetiştirir:

Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir.

Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz. Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir.

Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler.

Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.

Akla gelen ilk soru şudur: Bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?

Bu sorunun cevabi tabii ki beş yıldır.

Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik?...

Bir başarının şartları her zaman çok basittir.

Bir süre için çalışın.
Bir sure tahammül edin.
Her zaman inanın.
Ve hiçbir zaman geri dönmeyin.


Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/8|

Ruhunuz"a Fatiha Okuyun...!

25/8/2009 | Kategori: Alintilar |

 

"Ruhunuz"a Fatiha Okuyun...!

Yıllar önce köyün birine bir imam görevlendirilmişti. Gençti ve yeni evliydi. Gayretli ve çalışkandı. İnsanları namazla buluşturmak için çaba sarf eden samimi bir insandı.
Fakat ne kadar çabalasa da köyün erkeklerini, camiye cemaate çekmeyi başaramamıştı. Belki de yazın yoğun dönemi olduğu için cuma haricinde insanlar gitmiyordu.
Kapı kapı dolaştı, olmadı. İşlerinde yardımcı olmayı teklif etti, olmadı. Namazın hikmetlerinden bahsetti, yine olmadı...
Bir sabah köy, sala sesiyle uyandı. Herkes merakla kimin öldüğünü soruyor, ama kimse bilmiyordu. Tarlaya , bağa, bahçeye gitmeye hazırlanan köylü, soluğu camide aldı. Herkes imamın salayı bitirip çıkmasını bekliyordu.
Nihayet imam gözüktü. Biri atıldı hemen:
-Hoca kim öldü Allah(celle celalüh) aşkına? Kimsenin haberi yok, ismini de söylemedin...
O zamana kadar cemaati kapıda göremeyen imam, öfkeyle bağırdı.
Kim olacak? Sizin ruhunuz ölmüş, onun için okudum salayı...Şayet ölmemiş olsaydı, dört aydır buradayadım, sabah namazına bir tek Allah(celle celalüh)'ın kulu gelip te saf durmadı. Ruhunuza Fatiha okuyun , ruhunuza! Kimseye bakmadan geçti gitti. Herkes şaşkınlıkla birbirine bakıyordu.
Köy halkı bu olaydan sonra çok etkilendi. Sabah namazına da, diğer vakit namazlarına da devam edenler yavaş yavaş çoğaldı.

 

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/8|

ÖLÜM MELEĞİ

26/6/2009 | Kategori: Alintilar |



ÖLÜM MELEĞİ 

 

 

Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Ensârdan birinin başı ucunda ölüm meleğini gördü. Ona hitâben dedi ki:

 

- Ey ölüm meleği! Dostuma iyi muâmele et. Zîrâ o bir mü'mindir.

 

 

 

Ölüm meleği cevâben dedi:

 

- Yâ Resûlallah! Ben her mü'mine iyi muâmele ederim. Ben insanoğlunun rûhunu alırım. Rûhunu aldığım şahsın âile efrâdından, yakınlarından birisi vâh edince derim ki:

 

 

 

Bu feryad da ne?

 

 

 

- Bu feryâd da ne? Allaha yeminle söylerim ki, biz ona zulmetmedik. Ecelini geriye bırakmadığımız gibi öne de almadık. Onun rûhunu almakta bizim bir müdâhalemiz yoktur. Sizler, ey bu ölünün yakınları! Eğer Allahın hükmüne rızâ gösterirseniz, ecrini alırsınız. Yok, O'nun hümüne râzı olmaz, feryâd-figân ederseniz günâha girersiniz. Sizin bize bir kapınız, bir merdiveniniz yoktur. Fakat biz size mutlak yine geleceğiz. Sakının, sakının. İster karada olsun, ister denizde, ister muhkem evlerde bulunsun, isterse çadırlarda. Hiç bir âile efrâdı yoktur ki, ben, her gün mutlaka onların yüzüne dikkatle bakmış olmıyayım. Hattâ öyle ki, onların küçüklerini de büyüklerini de tanırım. Her birini şahsen tanırım. Allaha yeminle söylerim ki, yâ Resûlallah! Ben şânı yüce olan Allahın emri olmadan bir sivrisineğin rûhunu bile kabzedemem!...

Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/8|

Siz hiç

12/6/2009 | Kategori: Alintilar |




Siz hic bir sarrafin bagirdigini duydunuz mu?

Kiymetli mali olanlar bagirmaz.

Domatesci, biberci bagirir da kuyumcu bagirmaz.

Eskici bagirir ama antikaci bagirmaz.

Insan bagirirken dusunemez. Dusunemeyenler ise hep kavga icindedir.

Popcular, rakçılar bogazlarini patlatana kadar bagirip duruyor.

Ama Dede Efendi'yi okuyanlar bagirmiyor.

Insanin kazandigi paradan degil, paranin kazandigi insandan korkulur.

Necip Fazil Kisakurek


Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/8|

AF

14/5/2009 | Kategori: Alintilar |

Af dileme,

 af bekleme  ve kaçırılan şeyler için inleme,

bir idrak ve şuur işi olması itibariyle nasıl kıymetli ise affetmede o kadar,

hatta ondanda ileri bir yücelik ve fazilet ifadesidir.

 affı faziletten de aftan ayrı düşürmek yanlıştır

' küçükten kusur büyükten af atasözünü bilmiyen yoktur

ve bu söz ne kadar yerindedir.

Affedilmeye gönül bağlamış bir insanı,

affedicilikten uzak düşürmeye imkan yoktur, çünki o ;

bagışlanmayı sevdiği gibi bagışlamayıda sever.



Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/8|

ÜÇ HEYKEL

11/5/2009 | Kategori: Alintilar |

 

İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar, ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi.

Doğum günleri, bayramlar da ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.

Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.

Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu.

Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar:

 

 "Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver."

Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir fark göremediler.

Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi.

İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.

Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.

Teli,

birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı.
İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı.
Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı. Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu.

Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:

"Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.

Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.

En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/8|

Sen Âyetelkursi’den nerdesin?

11/5/2009 | Kategori: Alintilar |

Sen Âyetelkursi’den nerdesin?

Bismillah

Ayetelkursi Okumaları

Sen Âyetelkursi’den nerdesin?

Belki bir nev'i tevhid ayetleri bunlar.

“Belki” değil öyle, bakın nasıl başlıyor:

Allahu lailahe illa hu muhteşem ve çok vurucu! Baştan tüm ilahlar yerle bir ediliyor, temizleniyor mekan ve eşsiz bir tek Olan vurgulanıyor!

Ah nefsim dön de bak, oku içine Ayetelkursi'yi..

Oku, sor içine: O mu tek içinde? Yok mu başka ilah? -İlah mı?

-Sen ne diyorsun yahu??

Temizledin mi ağyardan yüreğini?

İlla sen ya Rabbi! dedin mi? “Allahu lailahe illa Hu” Deyip de, gayrısına yüz suyu döküyorsan..

Sevgini, korkunu, umudunu O'ndan gayrısına yöneltmişsen..

Ah ki ah!. Kaç Ayetelkursi temizler seni?!

Sen Âyetelkursi’den nerdesin?

“Allahu lailahe illa Hu” Dikkat ettiniz mi ne kadar çok esma var içinde bu sûrenin?

Elhayy'ul Qayyum Ya Hayy! Çokça zikrettiğim bir esma..

Hani insanın ağzından çoğu kez gayri ihtiyari bir ayet, bir esma, bir zikir çıkar ya hep?

Benden genellikle Ya Hayy! çıkıyor işte..

Ve geçen öğrendim bu ismi zikredenler maddeten ve manen genç kalırlarmış.

El Hayyul Qayyum.. Hayy, hep diri olan hiç ölmeyen-ölmeyecek olan Qayyum, ipleri hep elinde tutan.

Hep diri olana yaslan ey nefsim..

Hiç ölmeyene, İpleri elinde tutana, kumanda hep elinde olana..

Ve kendini beğendir O’na, razı et, razı ol ki O’ndan O da sevsin seni..

Ümitsizlik yok asla çünkü O Qayyûm..

Olmayanı, olmayacak sandığını son anda olduruverir..

Çok vurucu Qayyûm ismi, O’nun Qayyûmiyeti ve bunun farkındalığı..

Çok büyük bir güç hem..

Beni çok etkiliyor..

Ya Qayyûm! Diye haykırarak, gözyaşlarıyla kucağına sığındığım anlar çoktur..

Elden geleni yapıp, sıkıştığında, O’na bırakınca işleri, O’nu Vekil tayin edince, olmayanı olduruyor..

Tek tek onarıyor kırıklarını..

O’na dayanan darda kalır mı hiç ahh..

Yeter ki dayan! Yeter ki bil, O Qayyum’dur, mülkünde söz sahibidir.“Ol!” derse oldurur, umutsuzlukları umuda çeviren yalnız O’dur..

Sen Âyetelkursi’den nerdesin?

La te’huzuhû sinetuvvelâ nevm O, uyumadığı gibi uyuklamaz da!

Nasıl bir güvenlik beyanıdır bu ya Rabbi?!

Nasıl da huzur veriyor insana..

Yeni doğmuş bir bebeğin anne kucağında tüm tehlikelerden emin, her ihtiyacı karşılanmış şekilde rahatça uyuması gibi..

Uyu sen! Rahat ol, ben varım!

Ben uyumuyorum asla da uyumam..

Her an seni koruyup-kollamaktayım..

Hiç kimseden de korkma!

Ben herşeyi görür-bilirim; Maddeten ve manen; açıkladıklarını da, gizlediklerini de..

Sen yeter ki bana sığın, sana kimseden zarar gelmez!

Koşsana bu kucağa!

Sarılsana..

Teslim ol-Kurtulsana!

Sen Âyetelkursi’den nerdesin?

Lehu mâfissemâvâti ve mâ filard Göklerde ve yerde bulunanların tek sahibi O’dur.

İlk sahne:Hani titrersin ya yeryüzü sultanlarından..

Heyecanlanırsın huzura çıkacağın zaman, elin ayağın dolaşır hani, ne diyeceğini şaşırırsın belki..

O, sultanlar sultanı..

Gökte ve yerde ne varsa hepsi O’nun..

Uçsuz bucaksız bir memleket, mülk saltanat..

Ve sana şah damarından, yani sana senden daha yakın..

Düşün ki her an huzurundasın!

İkinci sahne: Korkma sakın! Huzursuz olma..

Gelecek endişesi seni sıkmasın.

Herşeyin sahibi benim, istediğime veririm, istediğimden de alırım..

Ve son sahne: başka açıdan: Yani?

Yani sen de kim oluyorsun ki?

Kendini gerçek sahip sanıp yorulma!

İdaresine asla güç yetiremezsin!

Sakın böbürlenme, büyüklenme, kibirlenme de!

Sana ait sandığın herşey, benim mülkümden sana lütfettiklerimdir, emanettir sende.. Emanetlerimi istediğim an geri alırım-alabilirim!

Sen Âyetelkursi’den nerdesin?

Men zellezi yeşfeu indehû illa biiznih O'nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir?

Hep sarar yüreğimi sıcacık bu ayet..

"Korkma!" der O var..

Korkma, O izin vermezse sana hiç kimse ne bir hayır ne de bir kötülük yapabilir..

Korkma! Bana dayan..

Bana dayanan asla darda kalmaz..

Madem böyle, gel sadece bana kul ol!

Yorulma sana hiç faydası olmayacak, üstelik de seni zillete düşürecekler karşısında..

Bana hakiki kul olanı sultan ederim, dünyayı ona hizmetçi kılarım..

"Bu, dünyaya bakan yüzü ayetin..

Öte yüzde ise; mahşerin kavrulmuşluğunda imdada yetişecek O sallallahu aleyhi ve sellem’in şefaati..

Ya Veduddd! Esirge beni ne olur..

Cennetlerine sakla yüreğimi..

Ya Mucîb kabul eyle dileğimi..

Sen Âyetelkursi’den nerdesin?

Ya’lemu mâ beyne eydîhim vemâ halfehum O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir

Velâ yuhîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe

Dilediği kadarının dışında, O’nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar.

Alemde tesadüf yok, ilimler hep hazinende.

Sır, izin verdiğince ancak, âyân olur aleme!..

Ya Alîm ya Fettah!Öyle ya Rabbi evet! Hakkımda tasarlananı dahî bilirsin.

Ne kadar gizleseler de sen herşeyden haberdarsın!

Madem ki böyle, neden sakınayım?

Kimden niçin korkayım?!

Başa gelse bile sendendir, hikmetlidir..

Ve boynum, bilirsin kıldan incedir.

İnsanın, herşeyin sahibi, bilen, gözeten, hiç Uyumayan’ın kucağında olması ne güzel ne güvenli..

Ah ya Rabbi! Kucağında tut beni, O dipdiri sînende ebedi uyut beni..

Sen Âyetelkursi’den nerdesin?

Vesia kursiyyuhussemâvâti vel ard.

O’nun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır.

Velâ yeûduhû hıfzuhumâ ve huvel aliyyul azîm.

Onların korunması, O’na güç gelmez, O pek yücedir, pek büyüktür.

Ah ya Rabbi her yerdesin, bilmekte görmektesin..

Zor gelmez asla sana “kûn feyekûn” dersin.Ya Rab “Ol!” dersen olur, bildim söyledim her dem..

Ben razı oldum senden..

Verdiğinden-vermediğinden..

Ve tasdik ettim gönülden.

Şahidsin her ânıma, sen de razı oluver benden.

Sen Âyetelkursi’den nerdesin?

Efendim, Ayetelkursi'nin, her namazdan sonra, gece yatmadan önce, arabaya binince vb. okunması konusunda teşvik eden pek çok hadis var malum..

Çünkü zırh gibidir hem manen hem maddeten koruyucudur..

Anlamını işte böylece bildikten, içimize yazdıktan sonra ancak anlıyoruz mesajı; Rabb’in bizi saran, dirilten gücünü..

Hiç bu yukarıdaki ayetleri okur da insan umutsuz olabilir mi? Korkar mı kimseden?

Başına ne gelirse gelsin yıkılır mı? Hayır tabii ki..işte bunun için ve de böyle okumalı daim; Hayatımızın içinde olsun, içimizde hayat olsun, diriltsin bizi her an diye..

Ya Rab, okuduklarımızı hayata geçirmeyi nasib eyle..

Bizleri daim seninle meşgul eyle..

Okuduğumuz sûreleri burada da orada da bize arkadaş eyle, amin.

Muhabbetle efendim..

Ayşe Reşad

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/8|

bin bir ŞÜKÜRLE TEŞEKÜRe davetlisiniz ...

28/4/2009 | Kategori: Alintilar |



Bize bir bardak su verene..yol verene , bir hediye sunana , sağlığımıza
şifa olsun diye ilaç sunana , gözyaşımızı silene derdimizi dinleyene , güzel
dileklerde bulunana , el uzatana kısacası ufacıkta olsun birşey verene her
zaman bir Teşekkür ederiz değil mi..?

Peki o zaman ; başlayalım bi baştan teşekkürlük sahip olduklarımıza ;
Başta hayatta oluşumuz..sağlığımız...ailemizz..hayatta olan anne ve
babamız..sık sık kavga etsekte abimiz küçük kardeşimiz..kıyafetlerini gizli
saklı giydiğimiz görünce bize kızan ama her derdimizde yanımızda olan ablamız...yorgun argın geldiğimizde kapısını açtıgımız an
dinlendiğimiz evimiz...en vazgecılmez nimet suyumuz..soframızı vemidemizi
şenlendiren yiyeceklerimiz..kışın ayazında dışardaki kuşları bile titreten o soğukta
bizi ısıtan dogal gazımız , sobamız , kaloriferimiz ..

İstediğimiz yere bizi götüren ayaklarımız , Yaradanın eserlerini hayranlıkla
izleyebileceğimiz gözlerimiz , kuşların yagmurun melodisini ..gürültünün
rahatsz edici sesini duyabildiğimiz kulaklarımız...yazabılen tutabılen
ellerimiz...içinde sonsuz sevgiler barındırabildiğimiz KaLBimiz..

Sahip olduğumuz işimiz..Sıkıntısını çektğimiz dertlerden kurtuluşumuz
,agrıdan sızıdan ırak oluşumuz, cevremızde kucuk cocukların essız bebeklerın
gulucuklerını tadısımız...

en özel en güzel çiçeklerin kokusunu içine çekebilişimiz..en lezzetli
yiyecekleri tadabilişimiz...
istediğimiz kıyafeti alıp istediğimiz yerde vakit geçirişimiz...

başkaları savaş ortasında..kan revan içindeyken huzurla ailemizle televizyon
karsısında pembe dizileri seyredisimiz...

Müslüman doğuşumuz..En Sevgilinin sas ümmeti oluşumuz...duayı yüreğimizden
geçirişimiz..namazla orucla ramazanla hacla en guzel en essiz makamlara
gidip gelişimiz...

ve de daha fazlası için bir ŞÜKÜR..bir TEŞEKKÜR sunmak için geç kalmadık mı
gene..

 

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/8|


Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

KATEGORİLERİM

Image Hosted by ImageShack.us

SON YAZILARIM